40 yıldır değişmeyen üniversite giriş sistemi (22 Haziran 2017)

Bekir S. Gür – Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

Bugünkü adıyla Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 1974 yılında 1750 sayılı Üniversiteler Kanunu’na göre Üniversitelerarası Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÜSYM) adıyla kurulmuştur. Kuşkusuz, kuruluşundan bugüne ÖSYM ve ÖSYM’nin yaptığı hizmetler önemli değişimler geçirmiştir. Gerçekten de geçen 40 yılı aşkın sürede çok değişik sınav sistemleri denenmiş ve çeşitli uygulamalar hayata geçirilmiştir. Örneğin, hem soruların hazırlanma yöntemi hem de sınavın uygulanmasına ilişkin güvenlik protokolleri değiştirilmiştir. Bu yıl çokça tartışılan, sınava girecek adayların sınavdan en geç 15 dakika önce binaya girmeleri gerektiği yönündeki kural da yeni uygulamalardan biri olarak sayılabilir. Sınav süreçlerine ilişkin bu değişimlere rağmen, ÖSYM tarafından yürütülen merkezi üniversite giriş sisteminin temel paradigması 1970’lerden beri değişmemiştir. Bu paradigma, sınırlı sayıda kontenjana karşılık çok sayıda öğrenci olduğu varsayımına dayalıdır. On yıllardır Türkiye yükseköğretime giriş sistemini baskı altına alan en temel hususun da yükseköğretim arzı ve talebi arasındaki uyumsuzluk olduğu kabul edilmektedir.

How to abolish the Board of Higher Education (October 2014)

Bekir S. Gur, University World News, October 31, 2014.

Turkey has expanded higher education at a remarkable rate in the last decade. The ruling AK Party government decisively prioritised increasing access and established many new universities to meet demand for higher education in a country of 76 million people, where about half of the population is under 30 years of age.

Continue reading “How to abolish the Board of Higher Education (October 2014)”

Kolaysa, Resmi Gazete’yi yalanlayın

Bekir S. Gür, Star Gazetesi, 15 Ekim 2014.

Bu köşeyi takip edenler, yararsız polemiklere girmekten kaçındığımı ve zorunlu olmadıkça kişileri konu etmediğimi biliyorlar. Geçen haftaki yazımda da maksadım, yükseköğretim sistemimizin doğurduğu anormallikleri bir akademisyen gözüyle göstermekti.

Continue reading “Kolaysa, Resmi Gazete’yi yalanlayın”