40 yıldır değişmeyen üniversite giriş sistemi (22 Haziran 2017)

Bekir S. Gür – Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

Bugünkü adıyla Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 1974 yılında 1750 sayılı Üniversiteler Kanunu’na göre Üniversitelerarası Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÜSYM) adıyla kurulmuştur. Kuşkusuz, kuruluşundan bugüne ÖSYM ve ÖSYM’nin yaptığı hizmetler önemli değişimler geçirmiştir. Gerçekten de geçen 40 yılı aşkın sürede çok değişik sınav sistemleri denenmiş ve çeşitli uygulamalar hayata geçirilmiştir. Örneğin, hem soruların hazırlanma yöntemi hem de sınavın uygulanmasına ilişkin güvenlik protokolleri değiştirilmiştir. Bu yıl çokça tartışılan, sınava girecek adayların sınavdan en geç 15 dakika önce binaya girmeleri gerektiği yönündeki kural da yeni uygulamalardan biri olarak sayılabilir. Sınav süreçlerine ilişkin bu değişimlere rağmen, ÖSYM tarafından yürütülen merkezi üniversite giriş sisteminin temel paradigması 1970’lerden beri değişmemiştir. Bu paradigma, sınırlı sayıda kontenjana karşılık çok sayıda öğrenci olduğu varsayımına dayalıdır. On yıllardır Türkiye yükseköğretime giriş sistemini baskı altına alan en temel hususun da yükseköğretim arzı ve talebi arasındaki uyumsuzluk olduğu kabul edilmektedir.

FETÖ’nün eğitim alanındaki yapılanması (TRT Haber, 24 Temmuz 2016)

15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası Fethullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) eğitim kurumları KHK ile kapatıldı.
* 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası FETÖ ile nasıl mücadele edilmeli?
* Cemaatin okulları gerçekten başarılı mıydı?
* MEB, öğretmen açığını nasıl kapatabilir?
* Merkezi sınav sorularının FETÖ tarafından çalışması.
* YÖK, fırsatçılığı engellemek ve akademik özgürlüğü korumak için ne yapmalı?
* Bütün dekanların YÖK tarafından görevinden alınması ne anlama geliyor?
* FETÖ’nün sömürdüğü eğitim sistemi nasıl iyileştirilebilir?
* FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminden çıkarılması gereken dersler nelerdir?
* Yarışmacı eğitim sistemi nasıl dönüştürülebilir?
* FETÖ, çocukları nasıl kendine bağladı?
* Eğitimde fırsat eşitliğini nasıl sağlayacağız?

Dr. Bekir Gür, TRT Haber, 24 Temmuz 2016.

Üniversite senatosu ne işe yarar?

Bekir S. Gür, Star Gazetesi, 23 Aralık 2014.

YÖK’ün yüksek lisans ve doktora programı açma kriterlerini yenilemeye ilişkin taslak çalışmasından bahsetmiştim. Konuya, YÖK cephesinden değinmiştim. Konunun öteki boyutu, üniversite cephesidir.

Üniversite cephesi, kamuoyunda yeterince bilinmemekte ve dolayısıyla tartışılmamaktadır.

Continue reading “Üniversite senatosu ne işe yarar?”

Öğretmen yetiştirme ve dikkat eksikliği

Bekir S. Gür, Star Gazetesi, 27 Kasım 2014.

Bu köşe için yazı kaleme alırken, eksantrik ve sırf yeni olduğu için merak uyandıran fikirlerin arayışında olmadım. Aksine, eğitim gibi hemen herkesin az ya da çok bilgi sahibi olduğu ve dolayısıyla farklı görüşleri olduğu bir alanda ortak aklı oluşturmaya katkı sunacağını düşündüğüm şekilde yazmaya çalıştım.

Bu çerçevede, geçen yazımda da belirttiğim gibi, zaman zaman okuyucularımdan gelen ciddi yorumlara da yer vermek istiyorum. Son yazım üzerine üç bilim insanından mektup aldım. İkisini bu yazımda sizlerle paylaşmak istiyorum.

Continue reading “Öğretmen yetiştirme ve dikkat eksikliği”