Otomaton yetiştiren ‘eğitim gönüllüleri’

Bekir S. Gür, Star Gazetesi, 16 Ekim 2014.

12 Ekim 2014 günü yapılan HSYK seçim sonuçları, ülkemiz için hayırlı olsun. Yaklaşık 13 bin hakim ve savcının oy kullandığı seçim sonuçları birçok analizi hak ediyor kuşkusuz.

Continue reading

Advertisements

Sınavlardaki yolsuzlukların da üzerine gidilsin

Bekir S. Gür, Star Gazetesi, 24 Aralık 2013.

Hükümetin dershaneleri özel okullara dönüştürme çalışmasına verilen tepkinin, dershanelere ilişkin bir mesele olmadığı bugün artık çok net bir şekilde anlaşılmıştır. Tepki verenlerin asıl dertlerinin, dezavantajlı öğrenciler olduğunu söylemek de mümkün değil.

Dershanelerin dönüşümü çalışmasına en çok tepki veren yayınlara toplu olarak baktığımızda, bugün eğitim sisteminin yetersizliği dolayısıyla çocuklarımıza ve ailelerine reva görülen maddi ve manevi zorlukların azaltılmasına ilişkin hiçbir ciddi talep göremiyoruz. Göremiyoruz; çünkü yok.

Görünen tek şey, eski Türkiye’nin on yıllarca biriktirdiği ihmaller ve zaaflar dolayısıyla ortaya çıkan devasa bir paralel eğitim sektörünün ilanihaye varlığını sürdürmek istemesidir. Çarpık bir eğitim sisteminden beslenen bir yapı, kendi çıkarı için, mevcut çarpık yapının aynen devam etmesini arzulamaktadır.

Continue reading

Cemaat manipülasyonu olarak olimpiyat şampiyonluğu

Bekir S. Gür, Star Gazetesi, 22 Temmuz 2014.

Yıllardır uluslararası bilim olimpiyatları haberlerini izlerim. Uluslararası medyayı da. Uluslararası olimpiyatlardaki başarılar, azımsanacak bir şey değil. Olimpiyatlarda başarı gösteren gençlerin önemli bir kısmının hayatlarının sonraki dönemlerinde başka büyük başarılara imza atmaları da söz konusu.

Ancak, cemaat, bilim olimpiyatlarındaki “altın madalya”, “gümüş madalya” ve “bronz madalya” terimleri üzerinden yıllardır manipülasyon yapıyor. Açıklayayım.

Continue reading

Cemaat-Sen’in amacı ne?

Bekir S. Gür, Star Gazetesi, 31 Aralık 2013.

Hemen herkesin ittifak ettiği üzere, Türkiye tuhaf bir ülke. Gerçekten de öyle. Hemen her gün yeni bir tuhaflıkla karşılaşmanız mümkün.

Bir gün uyanırsınız, bakarsınız ki, kendini sol diye tanımlayan bir eğitim sendikası, çoğunluğu işçi sınıfının çocuklarının gittiği meslek liselerine üniversiteye girişte uygulanan katsayının savunuculuğunu yapar. Kendi kendinize sorarsınız: Bu, statüko savunuculuğu değil mi, sol bu işin neresinde?

Başka bir gün uyanırsınız bakarsınız, bazı sendikalar, eğitim çalışanlarının kılık kıyafet ve başörtüsü serbestliğine karşı çıkıyorlar! Sorarsınız: Sendikaların varlık nedeni, çalışanların haklarını ve özgürlüklerini savunmak değil miydi?

Bunların hepsi tuhaf. Bir o kadar da kanıksadığımız şeyler. Ancak son olarak, cemaat yani Gülen hareketine yakınlığı aşikâr bir sendikanın yeniden kurulması ve geçen hafta yönetiminin belirlenmesi, bunlardan farklı. Hatırlatacak olursak, Aktif Eğitimciler Sendikası yani Aktif-Eğitim-Sen, 2012’de kurulup, kuruluşundan dokuz ay sonra kendi kendini feshetmişti. Aktif-Eğitim-Sen, bu süre zarfında 35 bin üyeye ulaşmıştı.

Türkiye’de konuyla ilgili hemen herkesin Gülen cemaatiyle ilişkili olarak gördüğü, göreceği ve üye olup olmamayı bu çerçevede değerlendireceği bir sendikadan beklenen fayda nedir? Tanınma ve tedbir yapma konusunda bu kadar hassas olan bu cemaat, neden sendikalaşarak kendini ve kendisine yakın olan insanları açığa çıkarsın? Söz konusu sendika neden kuruldu ve daha sonra kendini feshetti? Cevap bekleyen sorular çok.

Continue reading

Kütüphanesiz bir başkent olur mu?

Bekir S. Gür, Star Gazetesi, 30 Aralık 2014.

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyoloji Bölümünün yetenekli ve gelecek vadeden araştırma görevlilerinden Bahattin Cizreli, yazdığı mektubunda, bir araştırmacı ve kullanıcı gözüyle, Ankara’daki üniversite kütüphanelerine ve halk kütüphanelerine değinmiş.

Son derece önemli olan ve bütün önemine rağmen yıllardır ihmal edilen bu konuyu kendisinden dinleyelim:

Continue reading

MEB, anneleri dinliyor mu?

Bekir S. Gür, Star Gazetesi, 25 Aralık 2014.

Türkiye’de bürokratlar, uzmanlar, akademisyenler, gazeteciler, öğretmenler, veliler herhangi bir konu hakkında farklı görüşlere sahip olabiliyorlar.

MEB yeni bir eğitim programını uygulamaya koyar örneğin. Bürokratlar genelde, programın iyi olduğunu ama uygulamadan kaynaklı kimi sorunların olduğunu savunur. Öğretmenler veya veliler, yeterince “aydınlatılmamış” olduğu için sorunlar yaşanmıştır, vs.

Öte yandan, öğretmenler veya veliler, konuya genellikle farklı bakarlar.

Continue reading

Üniversite senatosu ne işe yarar?

Bekir S. Gür, Star Gazetesi, 23 Aralık 2014.

YÖK’ün yüksek lisans ve doktora programı açma kriterlerini yenilemeye ilişkin taslak çalışmasından bahsetmiştim. Konuya, YÖK cephesinden değinmiştim. Konunun öteki boyutu, üniversite cephesidir.

Üniversite cephesi, kamuoyunda yeterince bilinmemekte ve dolayısıyla tartışılmamaktadır.

Continue reading

Özel eğitim uzmanları kaygılı!

Bekir S. Gür, Star Gazetesi, 16 Aralık 2014.

Geçen hafta sınıf öğretmenlerinin ve branş öğretmenlerinin alan değişikliği yoluyla özel eğitim öğretmeni olarak atanmasına itiraz eden 18 üniversitenin özel eğitim bölüm başkanları bir bildiri yayınladılar.

Ancak bu konuya değinmeme imkan olmadı çünkü Anayasa Mahkemesi’nin ÖSYM’nin sınav sorularını açıklamamasına ilişkin yürütmeyi durdurma ve iptal kararı ile 19. Milli Eğitim Şurası gündemimdeydi.

Continue reading

Milli Eğitim Şurası ve Türkiye’de taş devri entelektüelleri

Bekir S. Gür, Star Gazetesi, 11 Aralık 2014.

Ortada büyük bir tuhaflık var. 19. Milli Eğitim Şurası üzerinden yapılan cephe savaşından bahsediyorum…

Kimileri “Şeriat geliyor” diyor. Kimileri “gerici eğitim sistemi”nden bahsediyor. Kimileri “IŞİD kararları” diyor.

Peki bu ithamların sebebi ne?

Milli Eğitim Bakanlığı’nın düzenlemiş olduğu Şura’da Osmanlıca ve din kültürü dersleriyle ilgili alınan bazı kararlar ve tartışılan bazı öneriler.

Continue reading